resim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
resim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2016 Çarşamba

Liseyi bitireli çok olmadı mı??

Okul çağlarındayken matematik dersleri sevilir miydi?  Ben severdim.  Özellikle de geometri derslerini.
İlkokul 3 üncü sınıftaydım.  Sıra arkadaşım hastalanmış ve bir süre okula gelememişti. Bulaşıcı sarılık olduğunu öğrendik.  Kısa bir süre sonra ben de hastalandım.  Önce yediğim bir şey dokunmuştur filan dediler. Ama annem gözlerimdeki sarılığı fark edince benim de bulaşıcı sarılığa yakalandığımı anladılar. Tabi hemen doktor çağrıldı eve. O zamanlar doktora ya da hastaneye gitmek yerine eve çağrılırdı.  Neyse doktor geldi ve yine o zamanın tedavi şekli olarak bana 10 adet iğne yazdı. Vitamin iğnesi!!! Ben o zamanlar 8 yaşlarında bir kız çocuğu olarak kesinlikle iğne olmam diye tutturdum.  Doktor ve tabi annem ve babam da olmam gerektiğini savundular.  Sonunda babam bir çözüm buldu.  O sene geometri dersleri başlamıştı.  Ben de pergel filan istiyordum.  Babam kaç tane iğne olursam o kadar parçalı bir pergel takımı alacağını söyledi.  Ben de hemen fit oldum iğnelere.  Yani o yaşta oyuncak iste, elbise vs. iste.  Bendeki akla bakar mısınız? Neyse kısacası 10 adet  (gereksiz ama o dönemde çok gerekli) olan vitamin iğnelerini olduktan sonra 10 parçalı bir pergel takımı alındı.  Çıt çıtlı siyah bir kutu.  İçi yeşil kadifeydi.  Sadece kurşun değil, mürekkebe batırmak için değişen uçlar, gönye, iletki koyulan yerleri de olan gerçekten 10 parçalı bir pergel takımıydı.  Hastalık, iğne bir yana bu takıma sahip olduğum için havalara uçmuştum.  Çocuk aklı işte... Ama sonuçta annemler de ben de mutluyduk.

Tabi lise bitip de üniversiteye başlayınca buna ihtiyacım da kalmadı.  Üzerinden de yıllaaar geçti (48 yıl kadarcık) böyle şeylere ihtiyacım olmamıştı.  Mandala uğruna önce bir pergel aldım.  Sonra baktım yetmiyor gönye iletki filan da eklendi.  Ama onlarsız pek kolay olmuyor çizim.  Kısacası onca yıldan sonra, emekliliğimde,  bu sempatik aletlerle yeniden buluştum.



Değişik kalınlıkta ve renkte kalemler olmazsa olmazı...

İnsanın hayatta muhakkak hobisi ya da hobileri olmalı.  Hoşça vakit geçirmek için gerekli.  Ben de biraz maymun iştahlı olarak değişik işlerle uğraşmayı hep sevmişimdir.  Bu aralar da mandala tutkusu mevcut.  Sadece mandala değil bir şeyler çizmeyi boyamayı seviyorum.



Serbest mandala da denebilir!!!









Yaptıklarımın bir kısmını instagramda paylaştım sizlerle.  Mandala ile uğraşmaya başladıktan birkaç gün sonra 15 Temmuz olayları olunca bu bana terapi gibi oldu.  11 adet mandala yapmışım.  12 inciye hazırlanıyorum. Bakalım bunda neler yapacağım.  Figürleri düşünmek, tasarlamak, ölçmek, ayarlamak hep kafa dağıtmaya yardımcı oluyor.  Mandala aslında hep yuvarlak oluyormuş bildiğim kadarıyla.  Ama ben dedim ya fazla kalıplardan sıkılıveririm.  Üçgen, kare benim için fark etmiyor. Yenisini tamamen yıldız şeklinde yapmayı planlıyorum.  Bakalım nasıl olacak.

Herkese bol hobili, mutlu, sağlıklı ve aydınlık günler dilerim.














11 Şubat 2015 Çarşamba

Bir Kış Şiiri...........


Ben küçükken teyzemin bana ezbere söylediği bir şiir vardı.  Çok severdim o şiiri, hep okumasını isterdim.  Aklımda sadece "Çekti Şubat sırtına, eski beyaz kürkünü" mısrası kalmıştı.  Sabah biraz internette aranınca o şiiri buldum.  Fazıl Ahmet Aykaç şiiri imiş.  Sizinle de paylaşmak istedim.




KIŞ

Söylerken ey fırtına,
Sen dağlara türkünü.
Çekti Şubat sırtına,
Eski beyaz kürkünü.

Giydi yine yamaçlar,
Pamuk tüylü bir kalpak.
Fakat gene ağaçlar,
Bu soğukta çırçıplak.

Tipi dağa çağırdı,
Kurdu, kuşu, çakalı.
Bir gecede ağardı,
Yerin saçı sakalı.
                                                                                                                                             Birkaç yıl önce bahçedeki ağaç....              
Kışın ne akla sığar,                                                
Ne de yarar işleri.
Saçakların şimdi var,
Buzdan yapma dişleri.


F. Ahmet Aykaç.

Herkese çok güzel bir gün dilerim.............




15 Aralık 2014 Pazartesi

Joan Miro Sergisi


Joan Miro Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar sergisi bir süredir Sakıp Sabancı Müzesinde sergilenmekte.

Joan Miro (1893 - 1983) Bir İspanyol sanatçısı.  Barcelona'da doğan bu İspanyol sanatçı, ressamlığın yanı sıra heykel ve seramik ile de uğraşmış.  Bir takım objeleri toplamış ve onları birleştirerek yeni figürler, heykeller oluşturmuş.


Çok beğendiğim bir bronz heykeli vardı.  Ancak içeride resim çekmek yasak olduğundan resmini çekemedim.  Sergiyi gezmeye yuva çocuklarını getirmişlerdi.  Başlarında öğretmenleri onlara bir şeyler anlatıyordu.  Çok güzel bir şey tabi o yaştan müze, sergi gezmeye alıştırmak.  Keşke bütün okullar yapabilse!!!!!!!!!

Sakıp Sabancı Müzesini gezmeyi çok seviyorum.



Bahçeden Boğazı seyretmek bir ayrı güzel.



Yeşillikler içindeki bu çeşme de çok güzel bir köşe oluşturmuş bahçede.



Boğaz yolunda Sabancı Müzesine giderken bu ağacı gördük. Ne kadar güzel bir ağaç, tüm yaprakları aynı tonda sarı. Ne ağacı olduğunu bilemedim. Sizlerle paylaşmak istedim bu güzel görüntülü ağacı.