tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2016 Cuma

Marmaris'te Birkaç Saat...

Bir tatile gidince, genelde akşam dönmeyi seviyoruz.  Bu şekilde dönüş günü de dolu dolu yaşanan bir gün oluyor.  Güzel Datça gezimizin dönüşü de akşam uçağı ile olunca, Datça'dan öğle saatlerinde ayrılıp, Marmaris'e geldik.  Otogarda valizlerimizden kurtulup, Marmaris sahiline indik.

Birkaç saatlik vaktimizi marinada yürüyüş yaparak geçirdik.



Marinada yürürken sizi Ahtapot heykeli karşılıyor.



Tabi ki bir şeyler atıştırmadan ve kahve keyfi yapmadan olmaz.









Güzel Marmaris'e hoşça kal deyip Dalaman'a doğru yola çıktık.

Bir yere gitmek gezmek güzel, dönerken hep hüzünlenirim. Ama eve dönmek de çok güzel...












1 Nisan 2016 Cuma

Bir Datça Masalı.....

Nedense Datça bize hep uzak gelmiştir.  Gitmek istesek de hep erteledik.  Marmaris Selimiye Köy'e ve Bozburun'a kadar giden biz. 'Datça çok uzak gidemeyiz' diye hep ertelemiştik. Kısmet bu seneymiş...

Nihayet geçen hafta Datça'ya gitme mutluluğuna eriştik. Tek kelimeyle Datça'ya aşık olduk.
Yine de gitmesi tabi biraz zor. Epey uzun bir yolculuk oluyor. Yani uçakla gittim bak oradayım diyemiyorsun.  Dalaman'dan sonra da sizi biraz uzun bir kara yolculuğu bekliyor.  Ama...Hepsine değiyor.  Aslında yol da çok keyifli.  Doğa çok güzel.



Yolda Ege denizi ile Akdeniz'i birlikte görebildiğiniz bir yer var. ' Balık aşıran geçidi' Burada Ege ve Akdeniz o kadar yakın ki, rivayete göre balığı bir denizden alıp ölmeden öbür denize ulaştırabilimişsiniz.


                                           Sağda Akdeniz solda Ege denizi görülmekte

Cumartesi günleri merkezde pazar kuruluyor.  Pazar gezmeden olmaz diye hemen gittik. Tezgahlardaki meyve ve sebzeler nasıl taze ve güzel!! Tabi bir de ucuz!!!


Datça Markezi



Karabaş Otu 



Şu tezgahların güzelliklerine bakar mısınız?

Koyların hepsi bir ayrı güzel.  Özellikle Palamutbükü'ne bayıldım.  Kargı koyundaki taşlara da.....Hemen birkaç tane boyamak için aldım.  Artık yakında boyar onu da paylaşırım.


Palamutbükü


Palamutbükü


Palamutbükü


Bir de Eski Datça var ki çok nostaljik ve harika bir bölge.  Eski Rum taş evler ve dar sokaklar.... Çok beğendim.



Datça merkez ve liman meydanı çok sevimli.  Birçok kafe ve balık restoranları var. Sevgi Yolu ve devamı Serap yolu isimli yürüyüş yolları yürümek için çok keyifli.  Özellikle Sevgi yolunda doğa ile baş başasınız.  Gerçi bütün yolu yürüyemedik.  Malum kısa süre için gidince her şeyi bir arada yapmak istiyor insan.

Liman


Meşhur Badem


Serap Yolu


Sevgi Yolu



Yani aklım ve kalbim Datça'da kalarak geri geldik.  Bakalım bir daha ne zaman kısmet olur.







24 Ağustos 2014 Pazar

Bodrum Günlükleri - Yahşi ve Bitez Sahilleri

Bodrum tatilimizde Yahşi ve Bitez sahillerini de gezdik.
Yahşi sahilinden gece görünüşü.  Artık deniz ve güneş yerini dinlenme ve beslenmeye bırakmış. Ertesi güne hazırlık...


Bitez Dondurmacısı sahilin en kalabalık yeriydi.


Dondurma yemeden geçemedik.  Ancak ben Mado dondurmasını tercih ederim....

Ertesi sabah güneşin doğuşu çok güzeldi.  Her zaman denize sabah erken girmeyi severiz.  Öğlene kadar deniz faslını bitirdikten sonra Bitez sahillerine doğru yola çıktık.


Hava çok sıcaktı o gün.  Yolun böyle boş görünmesine bakmayın


Bu resimde görüldüğü gibi herkes kumsalda minderlerin üzerine yayılmış durumdaydı.


Yolun sonunda Bitez Han Beach Hotel diye bir otel vardı.  Daha önce bu otelde kalan arkadaşlarımız oradan memnun kalmışlardı.  Belki bir sonraki Bodrum gezimizin durağı orası olur.....



30 Temmuz 2014 Çarşamba

Bodrum Günlükleri


Bodrum'u seviyoruz.  Her sene değişik bir koyunda tatil geçiriyoruz.  Bu sene de Ortakent Sahili'ne gidelim dedik.  Aylar öncesinden aranmaya başladık.  Sonunda Cocos The Club diye bir yer bulduk.  6 gün geçirdik orada.  Güzel bir tatil oldu. Denizi bir harika, girişten itibaren hep kum. Fazla dalga da almayan bir koy Kargı koyu. Zaten tesis bir çocuk cennetiydi. 40 günlük bebekler bile vardı.  Hem de İtalya'dan gelmiş! Cocos İtalyan Turistlerin çok geldiği bir tesis.  Neredeyse yarısı İtalyan'dı.

Lobiden bir görüntü.  Sonra odamıza çıkınca manzara çok güzeldi.


Odadan görüntü...




Odaların görünüşü..


Sabah güneşin doğuşu ve odalardan inen yol.



Restoran ile plaj arasındaki çimlik alan akşam yemeği sırasında  çocukların coşma mekanıydı.


Yemekler de oldukça çeşitli ve güzeldi.


Restoranda tek sorun özellikle sabahları üşüşen arılardı.  Yıllar önce yine bir tatilde arıların salam sevdiklerini keşfetmiştik. Çareyi onlara da salam tabağı hazırlamakta bulduk. Onlar salamlarını yerken biz de rahat kahvaltı etme olanağı bulabildik.  


Güzel bir tatildi.  Yahşi ve Bitez sahillerini, bir de Dibekli Han Sanat Köyünü gezdik.  Özellikle Dibekli Han'ı görmeyenlere öneririm.  Görüntüler bir sonraki postta....







11 Ağustos 2009 Salı

Merhaba

11.08.2009 Sali

Merhaba,

Bu benim blog ile ilk karsilasmam. Ilk yazimda Gumusluk gezimizi anlatmak istiyorum.

Bu yil nereye tatile gidelim diye dusunurken once Foca'ya gitmek istedik. Sonra kizim Bodrum'a gitsek daha iyi deyince Bodrum'da gidecek yer aramaya basladik. Turkbuku, Yalikavak ve Bodrum icini bildigimizden, Gumusluk'e gitmek iyi olur diye dusunduk. Orada bir tesis bulup rezervasyon yaptik. Feribot biletlerimizi de ayirtinca tatil planimiz tamamlanmis oldu. Merakla tatili beklemeye koyulduk. Kizim calistigindan onun izin zamanina gore ayarladik tatilimizi. Esim ve ben emekli oldugumuzdan tatil bekleme sorunumuz yok cok sukur!
Pazar gunu yola ciktik ve aksam uzeri kalacagimiz tesise vardik. Ama buyuk bir hayal kirikligi olarak orasi hic bekledigimiz gibi cikmadi. Ucumuz de birbirimizi uzmemek icin once olsun artik kaliriz dedik. Guzel taraflarini gormeye calistiysak da nafile. Sonucta baska bir yere gitmeye karar verdik. Tabi o tesise verdigimiz kaporanin da iadesini istedik. Zaten az bir miktar vermistik ama eksik olmasinlar yarisini iade ettiler. Tabi cok mutlu olduk.

Sonra esimin park yeri araken gordugu otel Gumusluk'e gittik. Daha bahce kapisinda durdugumuzda kizim ve ben hem bahcenin ve etrafin temizligi ve duzeninden etkilendik, hem de o anda calan hafif muzkten. Bir anda icimiz isindi. Hemen resepsiyona girip oda sorduk. Musaitlermis. Hemen odalarimiza yerlestik ve dogru denize gittik. Otel dedigim iki katli binalardan olusan 33 odali bir tesis. Hararetle tavsiye edilebilecek bir yer. Gerek calisan insanlari gerekse etrafin temizligi ve guzelligi gercekten insana cok huzur veriyor. Sonradan ogrendik meger 2 ay olmus tesisin acildigi. Bizim otelden ayrilacagimiz gunden bir gun sonra da dugunleri vardi. O nedenle surekli diger illerden akrabalari da geliyordu. Kisacasi cok hos bir ortamdi.

Tam tatile cikmazdan biriki gun once gazetede en iyi 10 bahce diye bir yazi vardi ve orada Gumusluk Limon Kafe de vardi. Bunu gorunce tabi hemen oraya gitme karari aldik. Gercekten cok sevimli ve hos bir yer. Oradan gun batimi seyretmek cok guzel. O arada bir kadeh sarap icmeyi de ihmal etmedik tabi. Sansimiza o gece ayda bir olan canli muzik programinda Birsen Tezer vardi. Onu da izlemek cok hos oldu.

Sahildeki yan yana dizilmis balik lokantalari ile ve el sanatlari sokagi ile gercekten hos ve sempatik bir yerdi Gumusluk. En onemlisi muzik o kadar hafif caliniyor ki, kimse kimseyi rahatsiz etmiyor. Bir de carsi icindeki kucuk dukkanlarda hanimlarin yaptiklari elmali poncikler ve peynirli poacalari da soylemeden gecemeyecegim. Cok nefistiler. Her gun onunden gecip te ismini okudugumuz 'sogan-sarmisak' ev yemekleri restoranina ugramadigimiza uzuldum. Eve dondugumuzun ertesi gunu TV'deki gezi programlarindan birinde (galiba Lezzet Duraklari idi) oradaki yemeklerden bahsedilince ve o bahcenin dogal guzelligini gorunce ugramadigimiza uzulduk. Cok yakin bir zamanda tekrar oraya gitmeye karar vererek bu yilki tatilimizi bitirdik.

Darisi baska tatillerin basina.

Hoscakalin....................