kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2016 Pazar

Mor Salkım Festivali ve İmza Günü

Dün (30 Nisan 2016) çok farklı bir gündü.  48 yıl önce mezun olduğumuz okulda MOR SALKIM FESTİVALİ düzenlendi.




Bu yıl ilki yapılan festivalin, benim için daha farklı bir anlamı vardı. Sevgili sınıf arkadaşım Sevsen Aslantepe'nin yeni çıkan kitabının imza günüydü.  Kendisini gönülden kutluyorum.  Çok güzel bir öykü kitabı. Kitabı bugün okumaya başlayacağım.  Bitirdiğimde görüşlerimi paylaşacağım sizlerle. Ama daha okumadan kapağı, rengi insanı çekiyor. Blog yazımı biran evvel bitirip başlamak istiyorum.  8 Mayıs 'ta da Kadıköy Barış Manço kültür merkezinde 12-14 arası imza günü var.





Başka yazarlarımız da vardı. Zeynep Kocasinan da kitaplarını imzalıyordu. Okunacak kitaplarım bitince sırada onun kitapları olacak.



Çok renkli bir festivaldi. Otizm Vakfı, ÇYDD gibi birçok Sosyal Sorumluluk  kuruluşunun  yanı sıra takıdan süs eşyasına, kırtasiyeden organik ürünlere kadar değişik masalar kurulmuştu.  Bugüne özel mor salkım reçeli hazırlamışlar.  Bir de yeni salkım dikimi yapıldı bahçedeki çeşme başına. Seneye bakalım ne kadar büyüyecek?



Gençlerimiz Hintlilerin yaptığı geçici dövmelerle süslendiler.

İnsan okuluna gidince sanki aradan onca yıl geçmemiş gibi hissediyor.  Umarım daha nice yıllar orada buluşuruz sevgili arkadaşlarımla.  Sevgiyle kalın, kitapsız kalmayın.



1 Şubat 2015 Pazar

Kafamda Bir Tuhaflık....

Bugün İstanbul'da lodos hüküm sürmekte.  Aslında birkaç gündür lodosa teslim.  Rüzgar nedeniyle bütün tozlar da havada.  Kısacası dışarılara çıkılacak gibi değil.

Yeni kitabıma başlamak için güzel bir fırsat.  Hafif bir müzik eşliğinde kitap okumak.  Çok dinlendirici.  Yanına bir kupa dolusu kahve de aldım mı büyük keyif.

Herkese güzel pazarlar....








20 Ocak 2015 Salı

Pembe ve Yusuf....

Okumakta olduğum Pembe ve Yusuf kitabını bitirdim.  Ben çooook beğendim. Öneririm. 


 
Hem çok hüzünlü hem de çok keyif alınarak okunan bir kitap.  Final bölümü da çok hoşuma gitti.  Bu arada daha önce okumuş olduğum Ayşe Kulin Kitabında olduğu gibi bu kitaptaki karakterler de başka kitap ile bağlantılıymış.  Issız Erkekler Korosu........




Hemen alındı ve bu akşam itibariyle bu kitaba başlıyorum. 


Herkese bol okumalı günler............










5 Ocak 2015 Pazartesi

Okuma Yılı.....

Yeni yılın ilk haftasına merhaba.  Umarım herkes ve özellikle ülkemiz için çoooook hayırlı ve güzel bir yıl olur.

Kitap okumayı seviyorum.  Ama bazen ara verince geri dönüş biraz zaman alıyor.  Hele bir kitabın yarısında kaldıysam pek fena oluyor.  Çok heyecanla başladığım Handan kitabına bir süte ara vermek zorunda kalmıştım.  Sürekli hareket halindeydim çünkü. Ama sonuçta okuma sürecine geri döndüm ve dün akşam itibariyle kitabı bitirdim.  Okumayanlarınız varsa öneririm Ayşe Kulin'in son kitabı olan Handan'ı.




Yeni kitabım Canan Tan'ın. 



Daha henüz başlamadım.  Bir kitabı bitirdiğim zaman o kitaptaki karakterlerle çok yakınlık oluşturuyorum.  O nedenle biraz aralık bırakmak gerekiyor.  Bundan dolayı akşam bitirdiğim kitaptan sonra hemen başlamak istemedim.  Bugün başlıyorum.  Kendime bol kitaplı bir yıl olmasını diliyorum.  Kitap önerileriniz varsa bekliyorum.............




30 Kasım 2014 Pazar

Kitap Okuma Zamanı...

Haftalar önce kızım Ayşe Kulin'in son kitabını almıştı bana.  "Handan" .


Bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım.  Hızlı bir şekilde kitap okuma günlerine geri dönüyorum!!!!!!

Güzel bir başlangıcı var kitabın.  Ayşe Kulin'in kitaplarının hepsini okudum.  Son birkaç kitabı pek hoşuma gitmemişti.  Birbirinin tekrarı gibiydi.  Gibi değil öyleydi. Bu oldukça farklı başladı.   Bakalım gerisi nasıl gidecek.
Herkese iyi pazarlar.

  

4 Mayıs 2014 Pazar

Anılardan......

Akşam, eşim ve kızımla birlikte salonda bir yandan tv izliyoruz bir yandan da yemek yiyoruz.  Geçen akşam izlediğimiz müzikal " Notre Dame de Paris" yi konuşurken, söz Victor Hugo'nun Sefiller romanınından uyarlanan müzikale geldi.  Bu da beni çoook gerilere, çocukluğuma götürdü.

Ortaokul çağlarındayken yaz tatillerinde en büyük eğlencemiz kitap okumaktı.  O dönemlerde tv filan tabi ki yok.  Radyonun bile günde belirli saatler çalıştığı dönem!!!!  Aslında bence o zamanlar çok daha güzeldi. Çünkü aile daha çok birlikte vakit geçirebiliyordu.  Üstelik geceler hemen bitmiyor,  her anı dolu dolu yaşayabiliyorduk.  Oysa şimdi öyle mi, televizyonda bir o kanal bir bu kanal derken, hem pek bir konuşma olmuyor hem de bir bakıyorsun dizi, film, maç, açık oturum vs. bittiğinde gece de bitivermiş. Oysa çocukluk dönemimde dolu dolu geceyi yaşardık.  

Kışın ders ve okul olduğundan kitap okuma seansları yapılmazdı.  Ama yazın akşam yemeğini biran evvel bitirip kitap okuma saati için sabırsızlanırdık.  Kitabı babam okur, biz de ailecek keyifle dinlerdik.  Victor Hugo'nun Sefiller romanı da okuduğu kitaplardandı.  Kitabı okurken öyle güzel ses tonlamaları yapardı ki temsil dinler gibi büyük keyif alırdım.  Babamı yıllar önce kaybettim.  Ama bu kitap okuyuşu, sesi hala kulaklarımda.....

9 Mart 2014 Pazar

Digitalage Dergisi ve Blogger Eki.........

Bumerang'ın mailini gördükten sonra dergiyi aramaya koyuldum.  Sonuçta buldum. Daha almamış olanlara duyurulur sadece D&R'da var. Diğer kitapçılarda bu dergi bulunmuyormuş.


Ben var mıyım diye merak ettiğimden değil tabi!!!! Bronz olarak başlamış ve bir adım ileri gidememiş bir blogger olarak sadece takipte olduğum, tanıdığım bloglar var mı diye merak ettim.  Daha henüz okumadım dergiyi, ama yayınlanan bloglara baktım. Takip ettiklerim de yok.  Oysa benim izlediğim sevgili blogger'larım çok fazla kişi tarafından takip ediliyorlar ve tabi ki çok aktifler.  Ben de hepinizi keyifle takipteyim. Yani benim durum ümitsiz!!!  Belki bir gün bronzdan bir tık yukarı çıkabilirim, kim bilir?


Bugün İstanbul'da hava çok soğuk.  Yağmurlu ve çok kapalı ama mutluyuz, barajlar dolsun biraz.  Bakalım yarın kar gelecek mi?  Böyle havada evde oturup çay ya da kahve eşliğinde kitap, gazete okumak en büyük keyiflerimden biridir.  Ama şimdi dergiyi okumaya gidiyorum.  Bakalım neler var.





Bu sene yine çoook güzel açıp beni çok mutlu eden orkidemin resmi!!  Paylaşmak istedim.


1 Mart 2014 Cumartesi

Uzun Bir Aradan Sonra Kitap Aldım.........

Epeydir kitap okuyamıyorum.  Kitapçılara girip bakınıyorum ve bir şey almadan çıkıyorum.  Geçen gün beni yeni takip etmeye başlayan Kelimelerle Dans blogunda bu kitaptan söz ediliyordu.  Mimoza Sürgünü...
Bugün eşimle sahilde yürüyüş yaptıktan sonra dönüşte bu kitabı aldım.  Tabi daha okumaya başlamadım.


Teşekkürler Kelimelerle Dans, yemek işlerimi yoluna koyduktan sonra hemen okumaya başlayacağım.

Mimoza çok sevdiğim çiçekler arasında, şu sıralar malum mimoza mevsimi ve  ortalık Büyük Ada'nın meşhur mimozaları dolu.  Bence bu kitabı okumanın tam zamanı,  tabi içeriğini bilmiyorum,  ama en azından kapak burnuma mimoza kokularını getiriyor.




9 Şubat 2014 Pazar

CD dinliyorum.......

Son zamanlarda pek bir tembel oldum.  Çeşit yemek yapamıyorum.  Uzuuun zamandır kitap ta okuyamıyorum.  Bir kitaba başlamıştım.  Pek keyifli gitmediğinden biraz yavaş ilerliyordu.  Sonra kalıverdi öylece.  Bitirmeden başkasına geçmek istemiyorum.  Buna da devam edemiyorum.  Kısacası biraz durgun bir dönemdeyim.  Kitap önerileriniz varsa mutlu olurum.
Sadece işe gidip gelirken kızımın aldığı CD 'yi dinlemek en büyük aktivitem.  Ama çok güzel ve çok dinlendirici bir albüm. Bir Fazıl Say hayranı olarak son çıkardığı ''İlk Şarkılar'' albümünü dinliyorum.  Hepsi çok güzel ancak benim favorilerim 6. ve 8. parçalar.



Herkese güzel bir hafta diliyorum. 





20 Mayıs 2013 Pazartesi

Yeni Bir Kitaba Başladım


Elimdeki kitap bitince yeni ne okusam diye aranmaya başladım.  Birkaç gündür önünden geçtiğim kitapçılarda bakınır oldum kitaplara.
Sonuçta dün D&R'da bu kitabı buldum.


İstanbul'dan Montréal'e  diye bir kitap.  Byron Ayanoğlu yazarı.  Kitabın arkasında yazar hakkında bilgiler var.  O da ilgimi çekti.  1946 yılında İstanbu'da doğmuş.  İstiridye Üstü Girit adlı kitabın yazarı. Bu kitap Türkiye İş Bankası tarafından yayınlanmış ve 2003 yılında Gourmand Cookbook En İyi Akdeniz Kitabı Ödülü kazanmış.

Yine kitabın arkasından edindiğim bilgiye göre 6-7 Eylül olayları dönemini de içeren bir kitap.  O dönemde ben küçük bir çocuktum, olayları hayal meyal hatırlıyorum.  Ama o tarihten kalma bir anım var, bir başka yazımda anlatacağım.  Dün yürüyüş sonrası aldığım bu kitaba eve gelir gelmez başladım.  Daha başlangıcından güzel bir kitap izlenimi verdi.









4 Mayıs 2013 Cumartesi

Zülfü Livaneli'nin Yeni Kitabı

Daha önce okuduğum Canan Tan'ın Hasret Kitabı bitti.  Kahramanımıza zaman zaman kızdım, bazen onu anlayabildim.  Hayat işte.  Herkes birtakım güzellikler ve çirkinlikler yaşayabiliyor.

İnsana hayatta bazı şeyleri yeniden yaşama şansı verilse nasıl davranır diye düşünüyorum bazen.  Acaba yine aynı hataları mı yapar, yoksa daha farklı mı davranır?  Aslında bu tamamen insanın yapısıyla ilgili bence.  Çünkü yaptığımız hatalardan ders alıp bir daha benzer hatayı yapmamaya çalışırız.  Ama yok genelde öyle olmuyor nedense.

Neyse sabah felsefesini bırakıp Zülfü Livaneli'nin kitabına gelelim.


Adı Kardeşimin Hikayesi.
Keyifle okumaya başladım.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Yeni Bir Kitap ve Çocukluğumdan Kareler...


Yeni bir kitaba başladım. Canan Tan'ın yeni çıkan kitabı "HASRET".  Gerçek bir yaşam öyküsü.  Böyle kitapları okumayı seviyorum.  Kitapta Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, bir Türk aile ile bir Rum aile arasında yaşananlar diye özetleyebilirim.

Bu kitabı okurken de kendi çocukluğuma gittim.  Çok küçüktüm, Rum kiracılarımız vardı.  Madam Dafni, bir de kızı Vangeliça'yı hatırlıyorum. Bir de Katiniça adında kızları daha vardı galiba, babaları da Yorgo! Bir de hemen karşımızdaki evde oturan Madam Marika'lar.  Hepsi de çok iyi insanlardı. Dedim ya çok küçüktüm.  Sadece bazı kareler var bende kalan.









Madam Dafni paskalya zamanı kocaman bir tepsi paskalya çöreği yapıp bize getirirdi.  Hamurun içine bir küçük metal para atardı, kime gelirse yerken o sene o çok şanslı olurmuş.  Bana çıkıp çıkmadığını hatırlamıyorum, ama büyük bir keyifle paskalya çöreğini mideye indirdiğimi çok iyi hatırlıyorum.  Hala da çok severim paskalya çöreğini.  Bir de onların sakızlı tatlıları vardır, hani bir bardak suyun içine bir kaşık koyarlar.  Önce kaşıktaki tatlıyı yersin sonra da suyunu içersin.  Bayılırdım...Bir sabah uyandığımda yanı başımda Madam Dafni'yi gördüm!  Çok toplu bir çocukmuşum o zamanlar. O da beni "Patatiçam" diye severdi.  "Hadi kalk patatiçam bize gidiyoruz, kahvaltıdan sonra sakızlı tatlı da var" diye beni giydirmeye başladı.  Hemen giyinip onlara gitmiştik.  Sonradan öğreniyorum meğer o gün birlikte yaşadığımız anneannem vefat etmiş.....


Annem hastalanmıştı bir gün.  Komşularımız, en başta da Rum komşular evimize dolmuşlardı yardımcı olmak için.  Babam çağrılmıştı, o gelinceye kadar saatlerce beklemişlerdi kendi işlerini bırakıp.

Bayramlarda ilk ziyaretçilerimiz onlar olurdu.  Tabi biz de onları ziyaret ederdik kendi bayramlarında, kutlamalarında.  Çok güzel günlerdi diye anmak istiyorum.

Kim bilir şimdi nerelerdeler ve nasıllar.  Çok uzun yıllar geçti, belki bir kısmı hayatta bile değildir.  Hepsini saygı ve sevgiyle anıyorum.  Keşke izlerini bulabilsem!!! Doğacağımız ülkeyi, din anlayışını, hatta ailelerimizi seçme şansımız olmadığına göre bu didişmeler nedendir anlamıyorum.  Herkesle dost geçinmek varken........

Tabi daha hatırladığım pek çok şey var ama bence bu kadar nostalji yeter. Hasret kitabını okurken ben böyle geri gidiverdim.  Daha henüz bitirmedim, ama öneririm.  Herkese bu çiçekler kadar renkli ve güzel günler dilerim.





3 Nisan 2013 Çarşamba

Sokak Kedisi Bob


 Bu kitabın adını daha önce duymuştum ama okumayı düşünmemiştim.  Bir süre önce takip ettiğim Balköpüğü blog'da bu kitaptan bahsedilmişti.  Alıp okumaya karar verdim. Gerçek bir hayat hikayesi imiş. Tabi okumak isteyenler olabilir, o nedenle konuyu anlatmak istemiyorum.  Sadece gerçekten insanın hayatının anlamı olması için birilerini düşünmek, birilerine yardım etmek ya da ilgi göstermek gerek.
Her gece yatmadan önce kitap okurum.  Bu gece de bitmek üzere olan bu kitabı bitirmeden yatmak istemedim.  Bitirince de paylaşmak istedim.  Güzel bir hayat hikayesi.  Okumanızı öneririm.